Yerel Deyişler

Yazdır PDF

Yerel Deyişler

Acı baldırcanı , kırağı çalmaz,

Acıkan doymam sanır,

Büyük dağın büyük dumanı olur,

Çirkin bürünür güzel görünür,

Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur,

Çivi çiviyi; su sancıyı söker,

Değirmene vardım derdim yanmaya, değirmen başladı çır çır dönmeye,

Düşman düşmana küçük taş atmaz,

Deptim keçe sivrittim külah oldu,

Dolu testi su almaz,

Dok ne bilir acın halinden,

Dabanı güneşletti, sakalı yıldıza dikdi (Ölmek anlamında, ölüm),

Deliğine göre yama vurmalı,

Dirgene dayanmayan porsuk harmana gelmez,

Dadanmış kudurmuştan beterdir,

Dert saklayanda kalır,

Deniz suyu gibi ne içiliyu ne geçiliyu,

Dost dostun ayıbını yüzüne söyler,

Dil bir kulak iki;bir söyle iki dinle,

Deli ile getme yola, başına gelir türlü bela,

Dertsiz baş sokuda daş,

Dilden gelen elden gelse dağı dağ üstüne korlardı,

Dilim seni dileyim dilim; dilim senden çektiğim hep acı zulum

Dığdının dığdısı;dış kapının düğdüsü

Deliye yel verirler;eline bel verirler

Deve ile bulgur yeme üstüne kusar

Emek olmadan yemek olmaz,

Güttüğü bir koyun; ıslığı dağı tepeyi tutar,

Kurbağanın vakvağası suyu bulandırmaz.

İnsana güvenme ölür, ağaca güvenme kurur,

Katranı kaynatmakla olur mu şeker, cinsi bozuk olan cinsine çeker.

Sel ağzına yatma sel alır,tepe başına harman dökme yel alır,

Sinek pekmezciyi tanır,

Zemheri ya iti öldürür, ya çiftçiyi güldürür,

Dirgene dayanmayan porsuk harmana gelmez.

Asıl azmaz, bal kokmaz.

Davarı güden kurdu görür.

Isıracak köpek dişini göstermez.

Kışın yaşa, yazın taşa oturulmaz.

Ilıya ılıya yaz, soğuya soğuya kış gelir.

Tarlanın taşlısı karının uzun saçlısı makbuldur.

Baht olmayınca başta, ne kuruda biter, ne yaşta.

Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.

Reklamlar !!!